Bir gün elbet bir gün….

215

Bir gün elbet bir gün….

Kücücük altin sarisi saclari , gözlerinin ici cakmak cakmak olan cok yaramaz bir cocuktum. Dogdugum topraklar Rumeliydi… Yunanistandi, ben azinligin ne oldugunu bilmeden bir parcasi olarak bu topraklara göbek kanimi damlatmistim. Ninem vardi 70 yasinin üzerinde; rahmetle andigim gözleri boncuk boncuk bakan babaannemdi otoriter sözünün eri olan, rumeliye o topraklara has basi dimdik olan bir türk anasiydi… Hatceyengeydi gözleri piril piril olan yüzünden tebessümü dahi insani hayran birakan bir asalet ile bakardi.

Yil 1985 bendeniz kücücük 5 yasinda bir afacandim… en sevmedigim sey gece olunca yatmakti hayati uykuda gecirmeyi sevenlerden hic olamadim. O yaramazlik icinde rahmetli babaannem bana ayse ile fatmayi keloglan masallarini anlatirdi “…bak kizancim diye baslar taaa o zamanlar bile bizim atalarimiz at kosturarak bu topraklari fethmetmisler sonra kaderin cilvesi ile biz burada birakilmisik, ama gelecekler oglum derdi elbet gelecekler bir gün elbet, sen simdi yat sabah kalkinca heryer kirmizi beyaz türk bayragi olacak mehmetcikler heryerde yagmur gibi gökten yagarak gelecekler…” diye devam ederdi ve bu her Allah aksami ben 12 yasima gelene kadar sürdü, ben hersabah hayal kirikliklarima aldirmadan, bikmadan sabah sabah cami actigimda gelmediklerini gördüm…

Kader cilveli cikmisti babaannem 70 yasindan sonra yalniz kalacakti cünkü annem babam dogdugumuz topraklarda bize gelecek olmadigina kanaat getimisler, yapilan baskilar son demine varmis ve ailemi cocuklarini cansiperane büyüttükleri evlatlarini öldürmeye kadar varmisti geceden sabaha almanci olacaktik ve istemeden biz almanyaya yolcusu oluyor ve gurbet icimize giriyordu.. ve gidiyorduk…

Simsicak rumeli topragi kokan ninemin koynunda son aksamimdi gene ayni hülya ile yatirilmistim, geleceklerdi, artik gelmeliydiler ben bu topraklardan kopmadan gelmeliydi mehmetcik artik. Cünkü ben gittikten sonra gelseler beni burda bulamayacaklardi… O sabahta ayni heyecenla kalkip pencerinin perdesini cektim babaannem bu sabahta her sabah oldugu gibi beyaz basörtüsünü örtmüs namazini kilmis pencerinin dibinde gözleri yasli bana bakti eliyle gel isareti yaptiktan sonra gittim gucagina oturdum, o zaman o hic agladigini görmedigim güclü asil türk anasini aglarken gördüm. “Onlar dedi gelmediler ama bir gün gelecekler hic bir zaman unutma, onlar gelene kadar sende gel gelki seni burada bulsunlar” dedi. 12 yasimda ne diyecegimi bilememistim. Bogazima koskoca bir dügüm olmus gözlerinden akan yaslara aldirmadan söyle diyordu 20 yil sonra bile kulaklarimda cinlayan en sevecen sesi ile….

“…kizanim, orada kalmayin dönün bu topraklara, biz ölsekte yok olmasakta bu koskoca hanlari hanaylari bu köpeklere birakmayin diyordu…”

Ben hala dönemedim ama gönlümü bu gögüs kafesimde sakladigim kalbimi de simdi artik virane olan o hanaylarda biraktim…onu oradan koparacak sicakligi sogutabilecek olan bir tek yüce yaradandir…
11.11.2007

Yalniz Kurt 1913

(Degerli arkadaslar yazip hic bir yerde yayinalmadigim bu yazimi rumelide kendi vatanlarinda vatana hasret gözlerini dünyaya yuman bütün asil türk analarina atfediyorum)

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz